Gübrelerin geleceği biyoteknolojide: verim, sürdürülebilirlik ve yeni AB düzenlemeleri
Madrid’de düzenlenen Gübreleme Kongresi’nde Acefer Başkanı Juan Pardo, biyoteknolojinin bitki beslemesinde verim ve sürdürülebilirlik sağlama açısından belirleyici olacağını söyledi. Konuşmada ayrıca AB’nin 2019/1009 düzenlemesi ve kadmiyum düşürme gündeme taşındı.
Gübrelerin geleceğinde biyoteknoloji ve düzenleyici değişim
Madrid’de gerçekleştirilen III Gübreleme Kongresi’nde İspanya Gübre Ticaret Birliği (Acefer) Başkanı Juan Pardo, sektördeki yönelimleri ve teknolojik gelişmeleri değerlendirdi. Pardo, gelecekte bitkilerin beslenme etkinliğini artıracak çözümlerin; özellikle biyoteknolojik yaklaşımların ön plana çıkacağını belirtti.
Biyoteknolojinin uygulama alanları
Pardo’ya göre biyoteknolojik çalışmalar, öncelikle toprak mikrobiyal yapısının harekete geçirilmesi ve iyileştirilmesi yoluyla bitkilerin daha etkin beslenmesini sağlamaya odaklanıyor. Buna ek olarak genetik ıslah ve bitki geliştirme teknikleriyle besin alımının optimize edilmesi hedefleniyor.
Konuşmada ayrıca; inorganik kimyasal bileşikler, organo-mineral ürünler ve biyostimülanların üretimde sürdürülebilirlik ve verimlilik açısından rol oynadığı vurgulandı. Biyoteknolojik ürünlerin satış hacimleri daha düşük olabilse de, farklı performans ve çevresel fayda ölçütleriyle değerlendirildiğinde daha etkili oldukları ifade edildi.
AB düzenlemesi ve döngüsel ekonomi
Pardo, Avrupa Birliği’nin 2019/1009 sayılı gübre düzenlemesine de değindi. Bu düzenlemenin Haziran 2019’da onaylandığını ve tam uygulamasının Temmuz 2022’ye kadar tamamlanmasının beklendiğini hatırlattı. Düzenlemeyi "belirli alanlarda esnek" bulduğunu, ancak Komisyon’un piyasayı ve tarımı tanıdığını kabul etmek gerektiğini belirtti.
Düzenlemenin tanımına göre gübre; bitki, rizosfer veya mikosfer için uygulanan veya uygulanması amaçlanan maddeler, karışımlar veya mikroorganizmalar da dahil olmak üzere, bitkisel besin sağlamak veya beslenme verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan materyaller olarak ele alınıyor.
Ayrıca yeni mevzuat AB Döngüsel Ekonomi Eylem Planı ile uyumlu olup, endüstriyel ve kentsel atıkların (ör. hayvansal kaynaklı atıklar) geri kazanımını gübre üretiminde teşvik etmeyi amaçlıyor; Pardo bu atıkların halihazırda tarımsal kullanımlarının olduğunu da sözlerine ekledi.
Tüketici algısı ve teknoloji kabulü
Kongrede aktarılan başka bir veri ise tüketici eğilimleriyle ilgiliydi. New York merkezli iletişim firması Ketchum’un araştırmasına göre, Gen Z (1994–2010 arası doğanlar) arasında farklı ıslah teknikleriyle üretilmiş gıdaları denemeye açık olanların oranı yaklaşık %77; bunu %67 ile Y kuşağı ve %58 ile X kuşağı ve Baby Boom kuşağı izliyor. Araştırma, genel kabul açısından tüm demografilerde teknolojiye açık bir eğilim olduğunu gösteriyor.
Pardo, tüketici güvenini kazanmanın; iklim etkileri, hayvan refahı veya gıda israfı gibi kaygılara yanıt veren araştırma, geliştirme ve uygulama yaklaşımlarıyla mümkün olacağını vurguladı.
Öne çıkan noktalar
- Biyoteknoloji; toprak mikrobiyal yapısını güçlendirme, ıslah ve genetik yaklaşımlarla bitki beslemesini iyileştirmeyi hedefliyor.
- Biyoteknolojik gübre ürünleri genelde daha düşük hacimde satılsa da verim, çevresel fayda ve sürdürülebilirlik kriterlerinde avantaj sağlayabiliyor.
- AB 2019/1009 düzenlemesi Haziran 2019’da kabul edildi; tam uygulama süreci Temmuz 2022’ye kadar öngörüldü.
- Düzenleme, gübre tanımını genişleterek mikroorganizmalar ve karışımları da kapsıyor ve döngüsel ekonomi hedefleriyle atık geri kazanımını teşvik ediyor.
- Tüketici araştırmaları, genç kuşakların teknolojik olarak üretilmiş gıdalara daha açık olduğunu ortaya koyuyor (Ketchum verileri: Gen Z %77, Millennial %67, diğer kuşaklar %58).
Haber kaynağı ve ayrıntılar için: Blueberries Consulting.
Kaynak bağlantısı: blueberriesconsulting.com/en/biotecnologia-es-clave-para-un-futuro-sustentable-de-los-fertilizantes
Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç
