Cornell araştırması: Gıda atıkları hidrotermal işlemle hızlıca biyoyakıta dönüşüyor
Cornell Üniversitesi araştırmacıları, gıda artıklarını dakikalar içinde biyoyakıta dönüştüren hidrotermal bir yöntem ve sonrasında anaerobik sindirimle metan üretimi kombinasyonunu tanımladı.
Cornell araştırması: Gıda atıkları hidrotermal işlemle hızlıca biyoyakıta dönüşüyor
Yayın: Blueberries Consulting News — 30/07/2018
Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri, yani tahmini 1,3 milyar ton, kayıp veya israf ediliyor. Bu büyüklükteki atığın depolama sahalarına gitmesini engelleyecek teknolojiler, hem çevresel hem de ekonomik açıdan önem taşıyor.
New York'taki Cornell Üniversitesi'nden araştırmacılar, gıda artıklarını kısa sürede biyoyakıta çevirebilen hidrotermal sıvılaştırma (HTL) temelinde bir yaklaşım geliştirdi. Araştırmayı aktaran kaynak, yöntemin geleneksel anaerobik sindirim süreçlerinden çok daha hızlı çalıştığını bildiriyor.
Hidrotermal sıvılaştırma, yüksek basınç ve sıcaklık uygulayarak organik atıkları sıvı hale getiren bir işlem. Araştırmada, HTL uygulanan gıda atığının dakikalar içinde biyoyakıta dönüştüğüne dikkat çekildi; bu sıvı fraksiyonun rafinasyonu sonrasında geriye kalan su bazlı ürün ise sonraki işlemler için uygun oluyor.
Rafinasyon sonrasında ortaya çıkan sulu bileşim, anaerobik sindirim için daha elverişli bir besleme ortamı sağlıyor. Cornell ekibi, bu iki adımı birleştirmenin verimi artırdığını ve önce yalnızca anaerobik sindirime dayanan yaklaşımlara kıyasla süreçleri hızlandırdığını belirtiyor: HTL dakikalar alırken, ardından gelen anaerobik sindirim birkaç gün içinde metan üretimine ulaşabiliyor.
Teknolojinin avantajları ve uygulama potansiyeli
Anaerobik sindirim tek başına kullanıldığında gıda atıklarının enerjiye dönüştürülmesi haftalar sürebiliyor. Buna karşın HTL ile birleştirildiğinde hem süre kısalıyor hem de sindirime uygun bir ara ürün elde edilmiş oluyor; sonuç metan üretimi ve elektrik/enerji kazanımı şeklinde değerlendirilebiliyor.
Araştırma ekibinden Roy Posmanik, gıda artıklarının karbon açısından zengin olduğunu ve bu kaynağın pazarlanabilir ürünlere dönüştürülebileceğini vurguluyor. Haberde ayrıca bu çalışmaların Ar-Ge ve yenilikçi uygulamalar açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.
Politika ve bölgesel uygulama örneği: Şili
Gıda kayıpları ve israfının çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri nedeniyle dünya gündeminde yükseldiğine dikkat çekiliyor. Şili örneğinde, FAO desteğiyle kamudan ve özel sektörden kurumların katılımı ile Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesi ve Azaltılması Ulusal Komitesi kuruldu.
Söz konusu komitede anılan kurumlar arasında Odepa (Oficina de Estudios y Políticas Agrarias), INIA (Instituto de Investigaciones Agropecuarias), Achipia (Chilean Agency for Food Safety), Santiago Üniversitesi (Usach) ile Most Sustainable Food and Value Chain (CAV+S) yer alıyor. FAO tarafından yönlendirilen bölgesel stratejiler, kamu-özel sektör ortaklıklarını teşvik ediyor.
Veriler
FAO'nun 2015 tarihli ikinci Gıda Kayıpları ve İsrafı Bülteni'nden aktarılan verilerde, Şili'de bir aile için yıllık ekmek israfının 63,3 kg olduğu ve bunun ulusal ortalama tüketimin %16,7'sine denk geldiği bildiriliyor.
Öne çıkan noktalar
- Gıda atığının küresel ölçeği: yaklaşık 1,3 milyar ton.
- Cornell Üniversitesi hidrotermal sıvılaştırma ile gıda atığını dakikalar içinde biyoyakıta dönüştürebildiğini raporluyor.
- HTL sonrası elde edilen su bazlı yan ürün, anaerobik sindirimle metan üretimine uygun hale geliyor.
- HTL + anaerobik sindirim kombinasyonu, yalnızca anaerobik sindirime göre süre ve verim avantajı sağlıyor.
- Şili'de FAO destekli ulusal komite ve bölgesel stratejiler, atık azaltma ve geri kazanımda işbirliğini önceliklendiriyor.
Not: Haber, Blueberries Consulting tarafından Agrimundo kaynak gösterilerek yayımlanan habere dayanmaktadır.
Kaynak bağlantısı: blueberriesconsulting.com/en/nueva-tecnica-para-terminar-con-los-desperdicios-de-alimentos
Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç

