İçeriğe atla
Michigan’de yaban mersini çeşit seçimi: Hasat takvimi, pazar hedefi ve dayanıklılık öne çıkıyor görseli
26.02.2024 Kaynak: canr.msu.edu

Michigan’de yaban mersini çeşit seçimi: Hasat takvimi, pazar hedefi ve dayanıklılık öne çıkıyor

Michigan State University uzmanlarının 2024 tarihli bülteni, Michigan’da yaban mersini üretiminde çeşit seçimini; iklim farkları, hasat penceresi, meyve kalitesi ve hastalık/zararlı dayanımı üzerinden değerlendiriyor.

Michigan’de yaban mersini çeşit seçimi: Hasat takvimi, pazar hedefi ve dayanıklılık öne çıkıyor

Özet: Michigan State University (MSU) araştırmacıları ve MSU Extension tarafından yayımlanan “Bulletin E3490”, Michigan koşullarında yetiştirilebilen yaban mersini (northern highbush) çeşitlerini; üretim bölgeleri, hasat zamanlaması, meyve kalitesi ve hastalık/zararlı dayanımıyla birlikte ele alıyor.

Michigan’da üretimin arka planı

Bültende, Michigan’da ticari yaban mersini üretiminin yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip olduğu; buna karşın Büyük Göller bölgesindeki yerli toplulukların yaban mersinini çok daha uzun süredir gıda ve farklı amaçlarla kullandığı aktarılıyor.

1920’lerde Michigan’da northern highbush yetiştiriciliğinin deneme parselleriyle başladığı, Lake Michigan çevresindeki kumlu ve asidik toprakların üretim için elverişli olduğunun görülmesiyle 1940’lar ve 1950’lerde sektörün hızlandığı belirtiliyor.

Başlıca üretim kuşakları ve iklim farkları

Çalışmaya göre üretimin ağırlığı, Lower Peninsula’nın batısındaki “Fruit Belt” olarak anılan kuşakta ve Lake Michigan’a yakın alanlarda toplanıyor. Bölgesel farklılıklar içinde iki başlık öne çıkarılıyor: büyüme derece günleri (GDD) ve kış minimumları.

2013–2023 ortalamalarına dayandırılan tabloda, West Central bölgesinde GDD’nin Southwest’e göre daha düşük olduğu; bunun da hasadı yaklaşık bir hafta geciktirerek bölgeler arasında hasat tarihlerinin yayılmasına katkı verdiği ifade ediliyor. Ancak son yıllarda Güney Amerika kaynaklı ithalatın artmasının, geç sezon avantajını zayıflattığı not ediliyor.

İkinci farkın, göle yakınlıkla ilişkili kış sıcaklıkları ve kar örtüsü olduğu; iç kesimlerde daha düşük sıcaklıklar görülebildiği ve bu nedenle çeşitlerin soğuğa dayanımının kritik hale geldiği vurgulanıyor. Örnek olarak, bazı üreticilerin daha düşük soğuk dayanımı olduğu aktarılan çeşitleri (ör. Legacy, Draper) iç bölgelerde tercih etmediği belirtiliyor.

Çeşit seçimi hangi kriterlere göre yapılıyor?

Bülten, Michigan’ın kış koşulları nedeniyle pratikte northern highbush grubunun öne çıktığını; çeşit kararında ise üç ana eksenin belirleyici olduğunu aktarıyor: kış soğukları, ürünün hedef pazarı (taze/işleme/U-pick) ve hasat penceresinin planlanması.

Meyve sertliği ve raf ömrünün taze pazarda kritik olduğu; daha yumuşak meyveli ama aroması güçlü çeşitlerin ise işleme ve “U-pick” gibi kanallarda daha uygun olabildiği değerlendirmesi yapılıyor. Ayrıca farklı olgunlaşma dönemlerine sahip çeşitlerin birlikte planlanmasının, yaz boyunca işçilik ve işleme kapasitesini dengelemeye yardımcı olacağı belirtiliyor.

Not olarak, “club program” çeşitlerinin tüm üreticilere açık olmadığı için bültende kapsam dışı bırakıldığı ifade ediliyor.

Erkenci–geççi çeşitlerde öne çıkan bulgular

Erkenci dönemde Duke’un Michigan’da ve benzer ılıman bölgelerde yaygın bir seçenek olduğu; üretici anketinde verim ve meyve sertliği açısından görece iyi, bazı özelliklerde ise ortalama değerlendirmeler aldığı aktarılıyor. Bununla birlikte geç çiçeklenmenin tozlanmayı zorlaştırabildiği ve bazı koşullarda meyve iriliğini etkileyebildiği belirtiliyor.

Erkenci-orta dönemde Blueray ve Bluejay gibi daha eski çeşitlerin hâlâ kullanıldığı; Blueray’in daha çok U-pick/işleme tarafında, Bluejay’in ise uygun koşullarda taze pazar için makine hasadına daha elverişli olabildiği ifade ediliyor. Spartan ve Patriot’un lezzet avantajına karşın yumuşak meyve nedeniyle ticari ölçekte sınırlı kaldığı aktarılıyor.

Orta sezonda Bluecrop’un Michigan endüstrisinde uzun yıllardır “ana çeşit” konumunda olduğu vurgulanıyor. 2023’te yapılan üretici anketinde katılımcıların %95,5’inin Bluecrop yetiştirdiği; ayrıca bu çeşidin eyalet toplam alanının %25’inden fazlasını oluşturduğu bilgisi paylaşılıyor. Bluecrop’un bazı hastalıklara duyarlılıklarının bulunduğu, buna karşın belirli bir zararlıya karşı tam dayanım gösterdiğinin belirtildiği de raporda yer alıyor.

Aynı pencerede Draper’ın (2004 çıkışlı) meyve kalitesi ve taze pazar için makine hasadına uygunluk gibi özelliklerle öne çıktığı; ancak Michigan’da tesis döneminin yavaş olabildiği, budama/taç yapısı gibi nedenlerle yönetim zorlukları yaşanabildiği ve bazı yıllar don zararı ile “green fruit drop” gibi sorunların bildirildiği aktarılıyor. Buna rağmen Draper’ın Michigan’daki payının yaklaşık %5 seviyesinde olduğu ve artış eğiliminden söz edildiği belirtiliyor.

Calypso’nun (2015) Draper × Elliott melezi olduğu; iri meyve ve belirgin tat profiliyle dikkat çektiği, ancak asiditenin yüksek algılanabildiği ve bazı bölgelerde hasadın geciktirilerek asitliğin düşürülmeye çalışıldığı bilgisi veriliyor.

Orta-geç dönemde Jersey’nin tarihsel olarak önemli bir çeşit olduğu; 1928’de piyasaya çıktığı ve uzun süre Michigan’da geniş alan kapladığı aktarılıyor. Ancak taze pazarın fiyat sinyallerinin güçlenmesiyle, kısa raf ömrü/yumuşak meyve gibi özelliklerin kârlılığı zorlayabildiği; ayrıca verim düşüşü ve bazı zararlı baskıları nedeniyle 2018’den itibaren bazı bahçelerin söküldüğü ifade ediliyor.

Geç sezonda Elliott ve Aurora’nın, dezavantajlarına rağmen sezon sonu arzın azalmasıyla fiyat avantajı yakalayabildiği; ancak daha iyi meyve kalitesi sunan Güney Amerika ithalatının geç sezon fiyatlarını aşağı çektiği ve yeni geççi dikim iştahını azalttığı değerlendirmesi yer alıyor. Last Call’ın bazı üreticilerce alternatif olarak denendiği, fakat eyalette yeni dikimlerin sınırlı kaldığı ve verimde dalgalanma riskinin not edildiği aktarılıyor. LunaBlue’nun ise Michigan’da henüz yaygın test edilmediği belirtiliyor.

2023 üretici anketi: Yaygınlık verileri

Bültenin teşekkür bölümünde, Tablo 2’deki yaygınlık verilerinin 2023’te yapılan bir üretici anketinden geldiği; ankete 26 üreticinin katıldığı ve bu grubun Michigan’daki yaban mersini alanının 8.000 akrenin üzerinde, yaklaşık %40’ını temsil ettiği bilgisi paylaşılıyor.

Tablo 2’de, hasat penceresine göre sıralanan 33 çeşit için “Michigan’da şu anda üretenlerin oranı” veriliyor. Öne çıkan bazı oranlar şöyle:

  • Bluecrop: %95,5
  • Elliott: %72,7
  • Duke: %68,2
  • Blueray: %63,6
  • Draper: %59,1
  • Jersey: %59,1
  • Nelson: %40,9
  • Aurora ve Rubel: %36,4

Not: Bazı çeşitlerde “

MSU ıslah programının hedefleri

Bültende MSU’nun yaban mersini ıslah çalışmalarının; daha yüksek meyve kalitesi, daha iyi raf ömrü ve hastalık/zararlı dayanımı gibi sektörün önceliklerine odaklandığı aktarılıyor. Özellikle antraknoz meyve çürüklüğü ve “stem gall wasp” gibi sorunlara dayanımın geliştirilmesi hedefler arasında sayılıyor.

Ayrıca genom haritalama çalışmalarıyla meyve kalitesiyle ilişkili genlerin belirlenmesinin, gelecekteki çeşit geliştirme süreçlerine yön vermesinin amaçlandığı belirtiliyor.

Ticaret ve tedarik zinciri açısından çıkarımlar

  • Hasat takvimi yönetimi: Bölgesel GDD farkları hasadı kaydırabiliyor; bu durum işçilik ve sevkiyat planlamasında dikkate alınmalı.
  • Taze pazar baskısı: Sertlik ve raf ömrü, çeşit portföyünü doğrudan etkiliyor; bazı geleneksel çeşitler bu nedenle alan kaybedebiliyor.
  • İthalat etkisi: Güney Amerika kaynaklı ürün akışı, özellikle geç sezonda fiyat avantajını azaltarak yeni dikim kararlarını etkileyebiliyor.
  • Risk yönetimi: Kış soğukları ve don riski, iç bölgelerde çeşit seçimini daraltıyor; dayanım ve budama/tesis hızı gibi agronomik faktörler yatırım geri dönüşünü etkileyebiliyor.
  • Islah ve rekabet: Hastalık/zararlı dayanımı ve makine hasadına uygunluk, maliyetleri ve ihracat/taze pazar rekabetini belirleyen başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak bağlantısı: canr.msu.edu/resources/blueberry-varieties-for-michigan

Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç