İçeriğe atla
29.06.2021 Kaynak: canr.msu.edu

Yaban mersini üretiminde tozlayıcıları koruma rehberi: İlaçlama ve arıcı iletişimi için pratik adımlar

Michigan State University (MSU) uzmanlarının hazırladığı rehber, yaban mersininde verim için kritik olan tozlayıcıları pestisit maruziyetinden korumaya ve arıcı-üretici koordinasyonunu güçlendirmeye odaklanıyor.

Yaban mersini üretiminde tozlayıcıları koruma rehberi

MSU CANR tarafından yayımlanan İspanyolca rehber; yaban mersini tarlalarında arıların (bal arısı, bombus ve yerli türler) maruz kaldığı temel riskleri özetleyerek, üreticilerin kendi işletmelerine uyarlanabilir bir “tozlayıcı yönetim planı” oluşturmasına destek vermeyi hedefliyor.

Neden gündemde?

Rehbere göre arı sağlığını etkileyen başlıca baskılar; parazit ve hastalıklar, yeterli besin kaynağı bulunmaması ve pestisitlere maruziyet. Bu streslerin aynı dönemde birikmesi kolonilerin performansını düşürebiliyor. Yaban mersininde tozlaşma, iri ve kaliteli meyve oluşumu açısından kritik görüldüğü için risk yönetimi doğrudan üretim çıktısına bağlanıyor.

Rehberde öne çıkan uygulama başlıkları

Doküman, üreticilerin pestisit uygulamalarını arı biyolojisi ve saha koşullarıyla uyumlu planlamasını; aynı zamanda arıcılarla operasyonel iletişimi standartlaştırmasını öneriyor. Metinde ayrıca, işletme içinde çiçeklenen bitkilerle besin kaynağının çeşitlendirilmesi gibi habitat temelli yaklaşımlar da yer alıyor.

  • Entegre zararlı yönetimi (IPM/MIP): Haftalık izleme ve risk değerlendirmesiyle bazı uygulamaların ertelenmesi ya da atlanması; hedef dışı maruziyetin azaltılması.
  • Fenoloji/tahmin modelleri: MSU’nun Enviroweather sistemi içindeki “derece-gün” (degree day) modelleriyle uygulama zamanlamasının optimize edilmesi ve tekrar uygulama ihtiyacının düşürülebilmesi.
  • Çiçeklenmede pestisit baskısını sınırlama: Çiçeklenme döneminde mümkün olduğunca pestisit/fungisit kullanımının azaltılması ve uygulama planının arı aktivitesi dikkate alınarak yapılması.
  • Tank karışımlarında temkin: Bazı insektisit-fungisit kombinasyonlarının arı mortalitesini artırabildiği; birçok kombinasyonun etkisinin ise belirsiz olduğu vurgulanıyor.
  • Uygulama zamanlaması: Arıların aktif uçuşta olmadığı saatlerde (genellikle akşam/gece veya soğuk koşullar) uygulama yaparak doğrudan temas riskini düşürme.
  • Rüzgâr/deriva yönetimi: Yüksek rüzgârda pestisitlerin çiçekli yabancı otlara ve drenaj alanlarına taşınabileceği; düşük rüzgâr koşullarının tercih edilmesi.
  • Çiçekli yabancı ot yönetimi: Dandelion/yonca gibi arıların cazip bulduğu çiçekli yabancı otların, deriva riski varsa uygulama öncesi biçilmesinin değerlendirilmesi.
  • Kalibrasyon ve etiket uyumu: Etiket talimatlarına uyum, arılarla ilgili uyarı bölümlerinin dikkate alınması ve ekipman kalibrasyon kayıtlarının operasyon/audit açısından önemi.

“Arılar için güvenli pestisit” konusu: rehberin yaklaşımı

Rehber, “daha güvenli” kabul edilen ürünlerin bile arılarda davranış, gelişim ve beslenme üzerinde olumsuz etkiler (subletal etkiler) yaratabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, pek çok ürünün yalnızca yetişkin bal arısı üzerinden test edilmesinin; larva dönemi ya da bombus/yerli türlerdeki etkileri tam yansıtmayabileceği aktarılıyor.

Dokümanda, Kaliforniya Üniversitesi’nin arı önlem sınıflandırmasına benzer bir risk sınıflaması yaklaşımı örnekleniyor ve bazı fungisit gruplarının arı toksisitesini artırabildiğine işaret ediliyor (FRAC Grup 3 vurgusu). Bu nedenle her uygulamada etiket talimatlarının temel referans olduğu belirtiliyor.

Arıcıyla iletişim ve saha organizasyonu

Rehber, üretici-aracı (arıcı) ilişkisini “hizmet kalitesi + risk yönetimi” çerçevesinde ele alıyor. Sözleşmesiz ilerleyen anlaşmaların yaygın olabildiği; ancak beklentileri netleştiren basit sözleşmelerin iletişimi güçlendirebileceği ifade ediliyor. Koloni gücünün, kovan teslimine yakın zamanda yapılacak gözlemlerle daha sağlıklı değerlendirilebileceği belirtiliyor.

Yerleşim tarafında ise kovanların tarlanın tam ortasına konmasının şart olmadığı; tarla kenarı veya tampon bölgelerin doğrudan pestisit temasını azaltabileceği ve çamurlu alanların lojistik gecikme yaratabileceği not ediliyor.

Saha içinde “besin kaynağı” desteği

Rehber, sezon boyunca farklı dönemlerde çiçeklenen ağaç/çalı ve kır çiçekleriyle arı beslenmesini desteklemenin, kolonilerin stres faktörlerine toleransını artırabileceğini savunuyor. MSU’nun tozlayıcı girişimi kapsamında habitat kurulumuna yönelik kaynaklara da yönlendirme yapılıyor.

Tarım ticareti ve gıda zinciri açısından not

Tozlaşma hizmetinin sürdürülebilirliği; meyve iriliği, kalite standardizasyonu ve verim istikrarı üzerinden tedarik zincirine yansıyor. Rehberde öne çıkan “doğru zamanlama, düşük deriva, karışım riskleri ve arıcı koordinasyonu” başlıkları, özellikle ihracata çalışan üreticilerde kalıntı yönetimi ve üretim planlamasıyla birlikte düşünülmesi gereken operasyonel bir kontrol listesi gibi okunabilir.

Kaynak notu: Rehber, MSU Pollinator Initiative kapsamında Ana Heck ve Rufus Isaacs imzasıyla yayımlanmış; Michigan’daki Tozlayıcıları Koruma Planı çalışmalarına atıf yapıyor ve ilgili kurum/kuruluş katkıları listeleniyor.

Kaynak bağlantısı: canr.msu.edu/resources/guia-del-cuidado-de-polinizadores-de-arandano

Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç