Carolina Rodríguez: Şili’de turbalıkların doğal haline döndürülmesi gerekiyor
Turbalık uzmanı Carolina Rodríguez, turbalıkların ne olduğu, hangi koşullarda oluştuğu ve Şili'de korunmaları için gereken renatürizasyon adımlarını açıklıyor.
Carolina Rodríguez: Şili’de turbalıkların doğal haline döndürülmesi gerekiyor
Röportaj özetidir — Blueberries Consulting, 16 Mayıs 2017
Carolina Rodríguez, sosyoloji ve tarım bilimleri alanlarında eğitim almış, sulak alanlar ve turbalıkların korunması ile restorasyonu konusunda uzmanlaşmış bir araştırmacıdır. Lisansüstü çalışmalarını Almanya’da (Humboldt Universität zu Berlin) sürdürmüş; yüksek lisans (2008–2010) ve doktora (2010–2015) derecelerine sahiptir. Şili Patagonya bölgesinde yaptığı çalışmalarla tanınır ve alandaki sınırlı sayıda Şilili doktordan biridir.
Makro olarak, sulak alan terimi suyla ve karasal ortamın kesiştiği her tür ekosistemi kapsar. Turbalıklar ise bu grubun özel bir türüdür: burada bitki artıkları suyla doygun toprakta birikerek yüzyıllar içinde en az 30 cm derinlikte ve yüzde 30 veya daha fazla organik madde içeren yarı-çürümüş bir katman —peyat— oluşturur. Başka bir deyişle, turbalıklar kendi toprağını üretebilen ekosistemlerdir.
Tepelerin ve turbalıkların oluşumunu belirleyen temel etmenler arasında hakim bitki örtüsünün kimyasal bileşimi, mikroorganizma etkinliği, ortamın pH değeri ve toprak su doygunluğu yer alır. Bazı bitkiler çürüdüklerinde daha fazla organik kalıntı bırakarak peatyapımı destekler; bu kalıntılar makrofosil olarak korunabilir ve geçmiş iklim koşullarının okunmasına olanak sağlar.
Tür çeşitliliğine göre turbalık sınıflandırmaları vardır; botanik temelli sınıflandırmalar en fazla bilgi sağlar. Buna karşılık WRB (toprak taksonomisi) gibi doku bazlı sınıflandırma sistemleri ise örnek olarak fibric, hemic ve sapric ayırımlarını kullanır. Rodríguez’in Aysén bölgesinde yürüttüğü çalışmalar, bölgedeki sediman ve turbalık zeminlerinde 11 farklı alt tip tespit edildiğini; bunlardan 10’unun turba, birinin ise organik götti (gtytja) olduğunu göstermiştir.
Renatürizasyon kavramı, bu ekosistemlerin kendiliğinden iyileşme ve sürdürme kapasitesini geri kazanmaları için gerekli asgari koşulların yeniden tesis edilmesi anlamına gelir. Bu, su rejiminin, bitki örtüsünün ve toprak dinamiklerinin mümkün olduğunca doğal durumuna yakın hale getirilmesini içerir.
Şili’de turba, madencilik açısından bir kaynak olarak sınıflandırılmaktadır. Üst bitki örtüsünü içeren katmanlar genellikle arazi sahibinin sorumluluğunda kabul edilir; eğer alanda koruma gerektiren türler bulunuyorsa (örneğin Guaitecas sedirleri gibi), ilgili doğal miras kurumları da devreye girebilir (örnek: CONAF). Öte yandan turbalıkların hidrolojik temelli oluşu nedeniyle su yönetimi kurumlarının (DGA) ilgi alanına girmesi beklenir, fakat söz konusu alana ilişkin spesifik politikaların yokluğu veya yetersizliği şüpheli görülmektedir.
Rodríguez, koruma ve izleme faaliyetlerinin kamu-özel iş birlikleriyle yürütülmesini; zarar önleme, risk ve kırılganlık değerlendirmeleriyle birlikte yerel toplulukların planlamaya dahil edilmesini öneriyor. Arazi özel mülkiyetinde olabilir ancak bu durumda sahiplerin koruma yükümlülüklerini güvence altına alacak mekanizmalar bulunmalıdır; aksi takdirde devletin denetim ve güvence sağlaması gerektiği vurgulanıyor.
Uzman, ayrıca Afrika, Asya, Avrupa ve Latin Amerika’daki hidro-geomorfik alanlarda risk yönetimi ve koruma projelerinde çalıştığını belirtiyor; bu da çalışmalarının uluslararası bir deneyim tabanına dayandığını gösteriyor.
Öne çıkan noktalar
- Turbalık, sulak alanların özel bir tipi; en az 30 cm ve %30+ organik madde içeren bir peatyapı gerektirir.
- Turba türleri bitki bileşimine, pH ve su doygunluğuna bağlı olarak değişir; makrofosiller paleoiklim çalışmaları için önem taşır.
- WRB taksonomisi peptik doku sınıflandırması (fibric/hemic/sapric) kullanır; botanik sınıflandırmalar yönetim için daha fazla veri verir.
- Aysén araştırmalarında 11 zemin tipi belirlendi: 10 turba, 1 organik götti.
- Şili'de turba madencilik kaynak sınıfına sokulmuş; su yönetimi kurumlarının (DGA) rolü olması beklenir ancak politika boşlukları mevcuttur.
- Renatürizasyon; su rejimi ve doğal süreçleri geri getirerek ekosistemin kendi kendini yenileyebilmesini hedefler.
Kaynak bağlantısı: blueberriesconsulting.com/en/carolina-rodriguez-renaturizar-las-turberas-chile
Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç