Yaban mersini ve çilek tüketimi sonrası kanda oluşan metabolitler, yaşa bağlı iltihap ve oksidatif stres sinyallerini baskılayabilir
Food & Function dergisinde yayımlanan çalışmada, 60–75 yaş grubunda yaban mersini veya çilek takviyesi sonrası elde edilen serumun, laboratuvarda uyarılmış mikroglia hücrelerinde inflamasyon ve oksidatif stres göstergelerini azalttığı bildirildi.
Çalışma neyi inceledi?
Yaban mersini ve çilek gibi “berry” grubu meyvelerin polifenoller başta olmak üzere çeşitli biyoaktif bileşenler içerdiği; bu bileşenlerin antioksidan ve anti-inflamatuvar etkilerle ilişkilendirildiği biliniyor. PubMed’de yer alan ve Food & Function dergisinde 11 Aralık 2019’da yayımlanan bir araştırma, bu meyveler tüketildikten sonra kanda dolaşıma geçen metabolitlerin (serum içeriğinin) yaşla ilişkili oksidatif ve inflamatuvar sinyallemeyi etkileyip etkilemediğine odaklandı.
Araştırmacılar, daha önce dondurularak kurutulmuş bütün meyve tozu tüketiminin (yaban mersini için günde 1 kupa eşdeğeri, çilek için günde 2 kupa eşdeğeri) sağlıklı yaşlı bireylerde bazı bilişsel alanlarda plaseboya kıyasla farklı düzeylerde iyileşmelerle ilişkilendirildiğini hatırlatıyor. Bu yeni çalışmada ise mekanizmaya dair bir ipucu aranarak, doğrudan serumun hücresel yanıt üzerindeki etkisi test edildi.
Kimler üzerinde ve nasıl yapıldı?
Çalışmada 60–75 yaş aralığındaki daha yaşlı yetişkinlerden alınan kan örneklerinden elde edilen serumlar kullanıldı. Katılımcılar yaban mersini (BB) veya çilek (SB) ile desteklenen gruplarda yer aldı; ayrıca plasebo grubu da bulundu. Serum örnekleri başlangıçta ve takviyenin 45. ve 90. günlerinde alındı.
Serumlar, laboratuvar ortamında (in vitro) LPS ile uyarılarak inflamatuvar/oksidatif stres yanıtı oluşturulan HAPI sıçan mikroglia hücrelerine uygulandı. Böylece, meyve tüketimi sonrası kanda oluşan metabolitlerin hücresel düzeydeki stres yanıtını değiştirip değiştirmediği karşılaştırmalı olarak değerlendirildi.
Öne çıkan bulgular
Yaban mersini veya çilek takviyesi alan katılımcıların serumlarının, plasebo grubunun serumuna kıyasla bazı inflamasyon ve oksidatif stres göstergelerini düşürdüğü raporlandı. Çalışmada istatistiksel anlamlılık için p eşiği kullanıldığı belirtiliyor.
Rapora göre her iki meyve grubundan elde edilen serumlar; nitrit üretimi, iNOS ve COX-2 ekspresyonu ile TNF-alfa salınımı gibi parametrelerde azalma ile ilişkilendirildi. Koruyucu etkinin 90. gün örneklerinde daha belirgin olduğu; bunun da takviyenin sürdürülmesinin daha fazla fayda sağlayabileceğine işaret ettiği ifade edildi.
Açlık ve tokluk (postprandiyal) karşılaştırması
Serumun etkisi hem açlık hem de yemek sonrası (postprandiyal) koşullarda gözlendi. Araştırmacılar, bu bulguyu etkilerin yalnızca “akut” (kısa süreli) olmayabileceği ve öğünün, katılımcıların oksidatif/inflamatuvar stresi düzenleme kapasitesini belirgin biçimde zorlamadığı şeklinde yorumladı.
Sonuç ne söylüyor?
Çalışma, meyve tüketimi sonrasında kanda dolaşan metabolitlerin, anti-inflamatuvar etkilere aracılık edebileceği yönünde bir kanıt sunduğunu belirtiyor. Bununla birlikte bulguların in vitro bir hücre modeli üzerinden elde edildiği; klinik sonuçlara doğrudan genellenmesinin sınırlı olabileceği not edilmeli.
Hızlı özet (madde madde)
- Yayın: Food & Function, 11 Aralık 2019; 10(12): 7707–7713.
- Çalışma türü: PubMed kaydında “Randomized Controlled Trial” olarak listeleniyor.
- Katılımcılar: 60–75 yaş aralığında daha yaşlı yetişkinler.
- Müdahale: Dondurularak kurutulmuş bütün meyve tozu (yaban mersini için 1 kupa/gün; çilek için 2 kupa/gün eşdeğeri) ve plasebo karşılaştırması.
- Örnekleme zamanları: Başlangıç, 45. gün ve 90. gün; açlık ve postprandiyal serum.
- Model: LPS ile uyarılmış HAPI sıçan mikroglia hücreleri (laboratuvar ortamı).
- Bulgular: Plaseboya kıyasla nitrit, iNOS, COX-2 ve TNF-alfa gibi göstergelerde azalma (p
- En belirgin etki: 90. gün serum örneklerinde daha güçlü koruyucu etki bildirildi.
Kaynak bağlantısı: pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31746877
Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç



