İçeriğe atla
02.07.2014 Kaynak: canr.msu.edu

Yaban mersininde kaliteyi gübreleme ile artırmak mümkün mü? Kalsiyum ve azot uygulamalarına dair bulgular

Michigan State University Extension’tan Eric Hanson, yaban mersininde kaliteyi gübreleme ile iyileştirme arayışında en çok sorulan üç başlığa (kalsiyum, üre ve geç dönem azot) ilişkin araştırma sonuçlarını özetliyor.

Yaban mersininde kalite ve bitki besleme: Kalsiyum ile azot uygulamalarına dair öne çıkan noktalar

Yaban mersininde (blueberry) pazar değeri; meyve iriliği, sertlik, hasat sonrası dayanım ve çürüme riski gibi kriterlerle yakından ilişkili. Bu nedenle üreticiler, gübreleme ve yapraktan uygulamalarla kaliteyi artırmanın mümkün olup olmadığını sıkça gündeme getiriyor.

Kalsiyum takviyesi kaliteyi artırır mı?

Kaynak yazıda, kalsiyumun bazı meyve türlerinde fizyoloji ve hasat sonrası dayanım üzerinde etkiler gösterebildiği; örneğin elma ve armutta düşük meyve kalsiyumu ile ilişkilendirilen bazı fizyolojik bozuklukların kalsiyum uygulamalarıyla hafifleyebildiği aktarılıyor. Ayrıca farklı türlerde kalsiyum düzeyinin artmasının solunumu düşürerek yumuşamayı geciktirebildiğine dair çalışmalar bulunduğu belirtiliyor.

Ancak yaban mersininde tablo daha net değil. Hanson’un aktardığına göre, 1990’larda Michigan’da yürütülen denemelerde toprağa kalsiyum sülfat (alçı/gypsum) verilmesi ve hasat öncesi yapraktan kalsiyum klorür uygulanması; meyve iriliği, sertlik veya raf ömrü üzerinde belirgin bir değişim göstermemiş.

Öte yandan, Arjantin’de O’Neal ve Bluecrop çeşitlerinde yapılan daha yeni bir çalışmada, bir önceki sezonda uygulanan alçı (gypsum) uygulamalarının meyve solunumunu azaltma ve hasat sonrası yumuşamayı bir ölçüde geciktirme yönünde işaretler verdiği ifade ediliyor.

Georgia Üniversitesi’nde rabbiteye (tavşangözü) yaban mersinlerinde hasat öncesi dönemde çeşitli ticari kalsiyum ürünleriyle yapılan yapraktan uygulamalarda ise ilk sonuçların meyve sertliğinde belirgin bir artış göstermediği; buna karşın ortalama meyve iriliğinde artış olabileceğine dair bir sinyal bulunduğu aktarılıyor.

Genel değerlendirme: Kalsiyumla kaliteyi iyileştirme potansiyeli tamamen dışlanmıyor; fakat sonuçların çalışmadan çalışmaya değişebildiği, bitkinin mevcut kalsiyum durumu, yetiştirme koşulları ile uygulama dozu-zamanlaması ve kullanılan ürün tipinin sonucu etkileyebileceği vurgulanıyor.

Üre kullanımı meyveyi yumuşatır mı?

Yazıda bu sorunun kapsamlı biçimde araştırılmadığı belirtiliyor. Bununla birlikte, azot kaynağı olarak ürenin doğrudan meyve sertliğini düşürmesini beklemek için güçlü bir gerekçe olmadığı görüşü paylaşılıyor.

Dolaylı etkiler ise mümkün görülüyor: Örneğin ortalama meyve iriliğini artıran bir besleme yaklaşımı, “iri meyvenin daha yumuşak olabilmesi” nedeniyle sertlik algısını etkileyebilir. Ayrıca azot dozlarının bitki örtüsü (canopy) yoğunluğunu değiştirebileceği; bunun da ilaçlama kaplaması, çürüme görülme sıklığı veya meyvenin gölgelenmesi gibi kanallarla kaliteyi etkileyebileceği ifade ediliyor.

Geç dönemde azot uygulaması daha yumuşak meyveye yol açar mı?

Kaynak metinde, New Jersey’de yapılan erken dönem bir çalışmadan örnek veriliyor: Standart granül gübreleme ile hasada kadar süren fertigasyon (sulama ile besleme) yaklaşımı karşılaştırılmış. Bu denemede, en geç dönemde azot alan fertigasyon uygulamalarının daha yumuşak değil, tersine daha sert meyve verdiği bildiriliyor.

Burada da sonucun; bitkinin azot beslenme durumu ve fiilen uygulanan azot miktarlarıyla ilişkili olabileceği not ediliyor.

Üretici ve tedarik zinciri için çıkarımlar

  • Kalsiyum uygulamaları yaban mersininde her koşulda aynı sonucu vermeyebilir; deneme verileri “tutarsız/koşula bağlı” bir tabloya işaret ediyor.
  • Kalite parametreleri (sertlik, raf ömrü, solunum, çürüme riski) tek bir besin elementiyle açıklanamayacak kadar çok faktörlü olabilir.
  • Azot kaynağı olarak üre için doğrudan “yumuşatır” sonucuna götüren güçlü bir kanıt sunulmuyor; olası etkiler daha çok dolaylı mekanizmalara bağlanıyor.
  • Geç dönem azot konusunda, en az bir karşılaştırmalı çalışmada daha sert meyve ile ilişkilendirilen bir sonuç aktarılıyor; bu da genelleme yapmadan önce işletme koşullarını dikkate almayı gerektiriyor.
  • Uygulama yönetimi (doz, zamanlama, ürün formu, yapraktan/topraktan uygulama) ve bitkinin mevcut beslenme düzeyi sonuçları belirgin biçimde değiştirebilir.
  • İhracat ve uzun raf ömrü hedefi olan işletmeler için, kaliteyi artırma denemelerinin küçük parsellerde ve ölçülebilir kriterlerle (sertlik, solunum, yumuşama hızı) izlenmesi önem kazanır.

Kaynak bağlantısı: canr.msu.edu/news/blueberry_quality_and_plant_nutrition

Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç