İçeriğe atla
03.05.2013 Kaynak: canr.msu.edu

Yaban mersininde “mummy berry” için ilkbahar uyarısı: Sürgün enfeksiyonunda risk, yaprak ıslaklığı ve sıcaklığa bağlı

MSU Extension’ın paylaştığı bilgilere göre mummy berry hastalığında ilk hedef, ilkbaharda genç sürgün ve yaprak dokusunun enfekte olmasını önlemek. Enfeksiyon riski; tarlada apothecia varlığı, yaprak ıslaklığı süresi ve sıcaklıkla birlikte artıyor.

Yaban mersininde mummy berry: Sürgün enfeksiyonlarını yönetmek için sahada izleme ve zamanlama

Öne çıkanlar

MBU Blueberry News’te yer alan ve Michigan State University (MSU) Extension kaynaklı içerikte, Monilinia vaccinii-corymbosi etmeniyle görülen mummy berry hastalığının ilkbahar dönemindeki “sürgün enfeksiyonu” (shoot strike) safhasına odaklanılıyor. Yazıda, hastalığın her yıl yaşam döngüsünü sürdürebilmesi için iki ayrı enfeksiyon evresine ihtiyaç duyduğu; ilk evrede sürgünlerin enfekte olup öldüğü ve buradan oluşan sporların çiçeklenme döneminde ikinci evreye zemin hazırladığı aktarılıyor.

Sahada neye bakılmalı?

İlkbaharda hızlı büyüyen genç yaprak dokusu enfeksiyona daha açık. Kaynağa göre Michigan’ın güneybatısında, kışı “mumyalaşmış” meyvelerde geçiren yapıların üzerinden apothecia (mantar/trumpet benzeri yapılar) çıkışı gözlenebiliyor. Nisan ortasından itibaren daha kuru koşulların apothecia sayısını düşük-orta seviyede tutabileceği; ancak yağışların yeni bir çıkış dalgasını tetikleyebileceği belirtiliyor.

Apothecia görülmesi ve aynı anda tarlada yeşil yaprak dokusunun bulunması, koruyucu önlemlerin önemini artırıyor. Ayrıca sporların rüzgârla taşınabildiği; komşu parsellerden ya da tarla çevresindeki yabani/gönüllü yaban mersini bitkilerinden de gelebileceği vurgulanıyor.

Hava koşulları: Yaprak ıslaklığı ve sıcaklık belirleyici

Kaynak metinde, ascosporların çimlenmesi için suya ihtiyaç duyduğu ve enfeksiyonun gerçekleşebilmesi için yaprak yüzeyinin belirli bir süre ıslak kalması gerektiği anlatılıyor. Enfeksiyon eşiği, sıcaklık yükseldikçe kısalıyor; çok sıcak koşullarda ise mantarın gelişimi için daha uzun ıslaklık süreleri gerekebiliyor.

Örnek olarak; 14°C civarında yeterli nemle yaklaşık 5–6 saatlik ıslaklıkta enfeksiyonun oluşabildiği, 2°C civarında ise yaklaşık 10 saat ıslaklık gerektiği bilgisi paylaşılıyor. En uygun enfeksiyon sıcaklığının yaklaşık 20°C civarında olduğu; 27°C’nin üzerindeki koşullarda mantar gelişiminin daha az elverişli hale geldiği aktarılıyor.

Risk takibi için dijital araçlar

MSU’nun Enviro-weather platformu, doğrudan mummy berry’ye özel bir model sunmasa da, “Multi-Crop Disease Summary” aracındaki yaprak ıslaklığı saatleri ve ıslak dönem ortalama sıcaklık verileriyle riskin yaklaşık olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Üreticilerin, kendi tarlalarına yakın istasyonları karşılaştırarak ıslaklık olayları sırasında veya hemen sonrasında risk seviyesini yorumlayabileceği belirtiliyor.

Fungisit seçimi: Etki şekli ve direnç yönetimi öne çıkıyor

Yazıda, mummy berry mücadelesinde kullanılabilecek bazı fungisitlerin etkinliğine dair bir tabloya yer veriliyor ve ürünlerin “sistemik” ya da “koruyucu (kontakt)” özelliklerine göre ayrıldığı anlatılıyor. Genel çerçevede; sürgün enfeksiyonunu önlemede, ilkbaharın serin koşullarında genç yaprak dokusunu koruyabilen uygulamaların kritik olduğu vurgulanıyor.

FRAC kodlarının, fungisitlerin etki mekanizmasını gösterdiği; direnç riskini azaltmak için farklı etki mekanizmalarının (farklı FRAC grupları) dönüşümlü kullanımı veya uygun karışımların tercih edilmesinin faydalı olacağı belirtiliyor.

Kaynakta ayrıca, “Quash” adlı ürünün etkinliğinin “Indar” ile benzer düzeyde olduğu; Quash’ın hasat öncesi bekleme süresinin (PHI) 7 gün, Indar ve Orbit’in ise 30 gün olarak verildiği aktarılıyor. Bununla birlikte Quash, Indar ve Orbit’in aynı FRAC grubu (3) içinde yer aldığı; dolayısıyla direnç yönetimi açısından rotasyon/çeşitlendirme yaklaşımının önemini koruduğu ifade ediliyor.

Uygulama zamanlaması: “Önce mi, sonra mı?”

Metinde, bazı sistemik grupların enfeksiyon başladıktan kısa süre sonra da etki gösterebildiği; bu nedenle belirli ürünlerde enfeksiyon penceresini takiben sınırlı bir “geri etki” (yaklaşık 24 saat) olabileceği bilgisi yer alıyor. Buna karşılık, strobilurin grubundaki (FRAC 11) bazı ürünlerin MSU Extension tarafından daha çok koruyucu amaçla, yani enfeksiyon döneminden önce uygulanmasının önerildiği aktarılıyor.

Koruyucu (kontakt) fungisitlerin bitki yüzeyinde kaldığı ve enfeksiyon gerçekleşmeden önce uygulanması gerektiği; “M” ile başlayan FRAC kodlarının birden fazla etki mekanizmasına işaret ettiği ve bu nedenle direnç açısından görece avantaj sağlayabildiği bilgisi de özetleniyor.

Sahaya dönük kısa kontrol listesi

  • Apothecia var mı? Tarla içinde ve çevresinde “trumpet/mantar” çıkışlarını düzenli kontrol edin.
  • Genç yeşil doku dönemi (yapraklar açılırken) enfeksiyona daha hassas; bu dönemde risk takibini sıklaştırın.
  • Yağış ve yaprak ıslaklığı sürelerini izleyin; sıcaklık arttıkça gerekli ıslaklık süresinin kısalabileceğini unutmayın.
  • Rüzgârla taşınma olasılığı nedeniyle komşu parseller ve tarla kenarındaki yabani/gönüllü bitkiler de risk kaynağı olabilir.
  • FRAC rotasyonu planlayın: Aynı etki mekanizmasına sahip ürünleri art arda kullanmaktan kaçının.
  • Koruyucu vs. sistemik ayrımını uygulama zamanlamasına yansıtın; koruyucuların “önceden” uygulanması gerektiğini dikkate alın.
  • PHI (hasat öncesi bekleme) sürelerini programınıza dahil edin (kaynakta Quash için 7 gün; Indar/Orbit için 30 gün bilgisi veriliyor).

Kaynak notu: Bu içerik, MSU Extension tarafından yayımlanan teknik bilgilendirme yazısındaki bulguların haber formatında özetlenmiş halidir.

Kaynak bağlantısı: canr.msu.edu/news/managing_mummy_berry_shoot_strike_infections

Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç