Kuzey Amerika arı krizine basit çözüm: Tarımda yerli tozlayıcıları güçlendirmek
Araştırmacılar ve saha uzmanları, monokültür ve ithal bal arılarındaki kayıpların yarattığı boşluğu yerli arı türlerinin desteklenmesiyle kısmen doldurulabileceğini söylüyor. Öneri: tarlalara mevsimsel çiçek çeşitliliği ve yerel bitki kuşakları eklemek.
Kuzey Amerika arı krizine basit çözüm: Tarımda yerli tozlayıcıları güçlendirmek
Yayın: Blueberries Consulting News — 20/06/2022
Kuzey Amerika'daki bal arısı kayıpları ve kolonilerdeki çöküş uzun süredir gündemde. Uzmanlar, bu sorunla mücadelede yaygın olarak kullanılan ithal bal arılarının yanına, bölgeye özgü yerli tozlayıcı türlerinin de aktif olarak desteklenmesini öneriyor.
Neden yerli arılar?
İthal bal arıları (Avrupa kökenli türler) kıtada uzun yıllardır tarımsal amaçlarla kullanılıyor; bazı kaynaklarda bu türlerin Batı Yarımküreye X. yüzyıllarda getirildiği aktarılıyor (tarih kaynağa göre değişiyor). Bu koloniler büyük avantaj sağlasa da, yoğun bağıl gruplarda yaşamaları hastalık ve parazitlerin hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor.
2007–2008 döneminde Kuzey Amerika'da yaşanan ilk büyük bal arısı kayıpları öncesi, tipik sezonsal kayıplar yaklaşık %10 civarındayken; o yıllarda bazı üreticilerde %30'un üzerinde kayıplar bildirildi.
Kaybın nedenleri
Uzmanlar, arı popülasyonlarındaki düşüşte birkaç faktörün bir arada rol oynadığını belirtiyor: Varroa destructor adlı parazit, şiddetli kış koşulları, yoğun monokültür uygulamaları nedeniyle besin çeşitliliğinin azalması ve kolonilerin sık taşınması sonucu oluşan stres bunların başında geliyor.
Kanada örneği: Yerli tür çeşitliliği
Kanada'da kayıtlı 860'dan fazla yerli arı türü olduğu belirtiliyor. Bu türlerin çoğu, bölgedeki doğal bitki örtüsüyle uzun evrimsel ilişkilere sahip olduğundan belirli ticarî bitkilerde (ör. yabanmersini, kızılcık) etkili tozlaşma sağlayabiliyor. Ancak tek bir tarım ürününün kısa süreli çiçeklenmesi, bu türlerin yıl boyunca yeterli besine erişimini sağlamıyor.
Uzmanların önerdiği uygulamalar
Uzman görüşlerine göre, tarım arazilerinde ve çevresinde mevsim boyunca çiçek ve polen sağlayacak yerel bitki karışımları oluşturmak; tarlalar arasında ve kenarlarda polinatör koridorları, şeritleri ya da çiçekli alanlar bırakmak pratik adımlar. Bu değişiklikler hem yerli tozlayıcıların sürdürülebilirliğini artırabilir hem de ithal bal arılarına ek besin kaynakları sağlayarak genel tozlaşma hizmetine katkıda bulunur.
Ekosistem ve üretim açısından etkiler
Pest, hastalık ve iklim şoklarına karşı daha heterojen bir bitki örtüsü; ekosistem hizmetlerini güçlendirerek kuraklık veya su baskını gibi beklenmedik koşullara karşı dayanıklılığı artırabilir. Ayrıca bazı araştırmalar, tarım alanlarının bir kısmının çeşitlendirilmesinin uzun vadede verimi olumlu etkileyebileceğini gösteriyor.
Uyarılar ve uzun vadeli bakış
Alberta Native Bee Council temsilcilerinin uyarısına göre, mevcut uygulamalar devam ederse arı temelli tozlaşma hizmetlerinin maliyeti artabilir ve bazı üretim modelleri sürdürülemez hale gelebilir. Bu yüzden kısa vadeli çözümlerin yanı sıra yerli türleri güçlendiren uzun vadeli stratejilere ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.
Uygulama için pratik öneriler
- Tarlalarda monokültürü azaltıp, mevsim boyunca çiçek açan yerli türlerden oluşan bantlar oluşturmak.
- Mayıs ile Eylül/Ekim arası boyunca farklı zamanlarda çiçek açan bitki karışımları planlamak.
- Koloni taşıma sıklığını mümkün olduğunca azaltmak veya yönetim uygulamalarını arı sağlığına uygun şekilde düzenlemek.
- Parazit ve hastalık yönetimini güçlendirmek; Varroa ve benzeri etkenleri izlemek.
- Belediyeler ve arazi yöneticileriyle işbirliği yaparak yerli polinatör habitatlarını genişletmek.
Özetle, uzmanlar tarımsal üretimde yerli tozlayıcıların daha fazla dikkate alınmasının hem üretime hem de ekosistem sağlığına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Kaynak bağlantısı: blueberriesconsulting.com/en/la-crisis-de-las-abejas-de-america-del-norte-tiene-una-solucion-sencilla-usar-polinizadores-nativos-dicen-los-expertos
Türkçe çeviri: Google Çeviri ile aç
